Çanakkale’nin Zeytinyağı Dünya Altıncısı ; “NİNURTA Hasat Şenliğinde Tarım, Gastronomi ve Sağlıklı Yaşam Bir Araya Geldi

15 Ekim 2026
Çanakkale’nin Zeytinyağı Dünya Altıncısı ; “NİNURTA Hasat Şenliğinde Tarım, Gastronomi ve Sağlıklı Yaşam Bir Araya Geldi

BİROL GÜNGÖRDÜ / EZİNETÜRK

EVOO World Ranking 2025 sıralamasında dünya altıncılığına yükselen ve uluslararası yarışmalarda 150’yi aşkın ödül kazanan NİNURTA, Ezine ilçesine bağlı Alemşah köyünde düzenlediği hasat şenliğinde büyük bir buluşmaya imza attı. Yaklaşık 800 dönümlük üretim alanı ve 100 bine yakın zeytin ağacıyla dikkat çeken marka; yerel yöneticileri, akademisyenleri, iş dünyasını, gastronomi temsilcilerini ve üreticileri aynı sofrada buluşturdu. Etkinlikte Çanakkale zeytinyağının dünya pazarındaki geleceği, sürdürülebilir tarım, modern üretim teknolojileri ve yerel kalkınma hedefleri ön plana çıktı.

Alemşah’ta Zeytinin Bereketi ve Üretimin Gücü Buluştu

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Alemşah köyü, Kuzey Ege’nin zeytincilik kültürünü uluslararası başarılarla buluşturan önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.

Yağmur Tarım Organik Ürünler A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren NİNURTA tarafından 10 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen hasat şenliği, yalnızca yeni sezon zeytin hasadının başlangıcını değil, aynı zamanda Çanakkale’nin tarımsal üretimde katma değer yaratma potansiyelini de gündeme taşıdı.

Zeytinin topraktan sofraya uzanan yolculuğunun farklı etkinliklerle anlatıldığı organizasyonda; modern tarım teknolojileri, nitelikli zeytinyağı üretimi, gastronomi, sürdürülebilirlik ve sağlıklı beslenme konuları ele alındı.

Şenlikte geleneksel zeytincilik kültürü ile teknolojik üretim anlayışının bir araya gelmesi, bölgenin tarım ve gastronomi turizmi açısından sahip olduğu fırsatları da ortaya koydu.

Çanakkale Protokolü, İş Dünyası ve Üreticiler Hasat Şenliğinde Bir Araya Geldi

NİNURTA’nın Alemşah köyündeki üretim tesislerinde gerçekleştirilen organizasyona Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Eroğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, Bayramiç Belediye Başkanı Hasan Cem Atılgan ve Ezine İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Bilir katıldı.

Yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, iş insanları, zeytin üreticileri, gastronomi dünyasının önemli isimleri ve çok sayıda vatandaşın da katılım sağladığı etkinlikte, tarımsal üretimin ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki rolü vurgulandı.

Katılımcılar, NİNURTA’nın üretim alanlarında gerçekleştirilen hasat faaliyetlerini yakından inceleme ve modern zeytincilik uygulamaları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.

Uluslararası Zeytinyağı Yarışmalarında Büyük Başarı: NİNURTA Dünya Altıncısı!

Çanakkale’nin Kuzey Ege coğrafyasında yetiştirilen zeytinlerden elde edilen ürünleri uluslararası pazarlara taşıyan NİNURTA, zeytinyağı sektöründe elde ettiği ödüllerle dikkat çekiyor.

Şirketin paylaştığı verilere göre NİNURTA, EVOO World Ranking tarafından yayımlanan 2025 yılı üretici ve şirket sıralamasında dünyanın en çok ödül alan üreticileri arasında altıncı sırada yer aldı.

Daha önce dokuzuncu sırada bulunan markanın dünya altıncılığına yükselmesi, uluslararası yarışmalardaki performansını güçlendirdiğini ortaya koydu.

NİNURTA, yalnızca 2025 yılında katıldığı 12 uluslararası yarışmada toplam 82 ödül kazanırken, bugüne kadar elde ettiği uluslararası ödül sayısını 150’nin üzerine taşıdı.

Şirket yönetimi, dünya çapındaki bu başarıyı yalnızca kurumsal bir kazanım olarak değil, Türk zeytinyağının kalitesinin ve Kuzey Ege’nin üretim potansiyelinin uluslararası alanda tanıtılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Zekeriya Turfanda: “Bu Toprakların Değerini Gelecek Nesillere Taşımak İstiyoruz”

Hasat şenliğinde konuşan NİNURTA Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Turfanda, gerçekleştirilen yatırımın yalnızca ekonomik bir girişim olmadığını, aynı zamanda toprağa, üretime ve gelecek nesillere duyulan sorumluluğun bir sonucu olduğunu ifade etti.

Turfanda, konuşmasına hasat sevincini paylaşmanın mutluluğunu dile getirerek başladı.

“Bugün burada yalnızca bir hasadın sevincini paylaşmak için değil, emeğin, sabrın, inancın ve toprağa duyduğumuz sevginin karşılığını birlikte görmek için buluştuk.”

NİNURTA’nın kuruluş hikâyesini anlatan Turfanda, Türkiye’nin sahip olduğu tarımsal potansiyelin doğru bilgi, deneyim ve teknolojiyle uluslararası başarıya dönüştürülebileceğine inandıklarını söyledi.

MAANAA ailesi ve çalışma arkadaşlarıyla iki yıl önce bu topraklara ilk fidanları diktiklerinde güçlü bir hedefle yola çıktıklarını belirten Turfanda, şöyle devam etti:

“Bu ülkenin toprağı; doğru bilgi, derin tecrübe ve büyük bir özenle işlendiğinde dünyanın en kaliteli ürünlerini verebilir. Ninurta’yı bu inançla kurduk.”

Sümerlerden Mezopotamya’ya, oradan Troya’ya uzanan köklü tarım kültürünü çağdaş üretim anlayışıyla buluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Turfanda, Türkiye’nin adını dünya pazarlarında kalite ve güvenilirlikle temsil eden kalıcı bir marka oluşturmak istediklerini vurguladı.

Granit Kayalıklar Zeytin Bahçesine Dönüştü: Yaklaşık 100 Bin Ağaçlık Büyük Yatırım

NİNURTA’nın Çanakkale’de gerçekleştirdiği yatırımın en dikkat çekici yönlerinden biri, zorlu arazi koşullarında hayata geçirilen kapsamlı tarımsal dönüşüm oldu.

Zekeriya Turfanda, granit kayalıklardan oluşan tepelerin iş makineleriyle düzenlenerek üretime uygun hale getirildiğini, uzun süren çalışmalar sonucunda yaklaşık 100 bin zeytin ağacının bulunduğu geniş bir bahçe oluşturulduğunu anlattı.

“Etraftaki granit kayalardan oluşan onlarca tepeyi iş makinelerimizle kırıp bu zorlu araziyi yaklaşık 100 bin ağacın kök saldığı, üretimin ve umudun yeşerdiği bu güzel bahçeye dönüştürdük.”

Bu dönüşümün büyük bir emek, sabır ve kararlılık gerektirdiğini belirten Turfanda, oluşturulan bahçenin yalnızca bugünün üretim ihtiyaçlarına değil, gelecek nesillere bırakılacak tarımsal mirasa da hizmet etmesini amaçladıklarını söyledi.

Kaz Dağları’nın doğal özellikleriyle Ege ikliminin sunduğu avantajları bir araya getiren üretim alanında, modern hasat makineleri ve kontrollü tarım uygulamaları kullanılıyor.

“Türkiye’nin Değerini Dünya Sofralarına Taşıyacağız”

NİNURTA’nın gelecek hedeflerini de paylaşan Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Turfanda, üretim anlayışlarının temelinde kalite, sürdürülebilirlik ve uluslararası rekabet gücünün bulunduğunu belirtti.

Turfanda, hedeflerini şu sözlerle açıkladı:

“Kaliteyi her yıl yükseltmek. Dünya üreticileriyle aynı sahnede yarışmak. Türkiye’nin değerini dünya sofralarına taşımak. Kaz Dağları’nı koruyarak sürdürülebilir üretimi büyütmek. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya katkı sunmak.”

Tarımsal üretimin çevreyle uyumlu şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Turfanda, bilimsel yöntemlerle geleneksel tecrübenin birleştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Zeytin ağaçlarının karbon tutma kapasitesi ve zeytin çekirdeği gibi yan ürünlerin biyokütle enerjisinde değerlendirilebilme potansiyeline değinen Turfanda, sürdürülebilir tarımın iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynadığını ifade etti.

Turfanda, konuşmasını gelecek nesillere yönelik mesajıyla tamamladı:

“Bir ağaç dikmek, yalnızca toprağa bir fidan bırakmak değildir. Geleceğe emek vermek, zamana güvenmek ve yarınlara umut bırakmaktır. Bir ağacı yaşatmak ise doğayı, insanı, insanlığı yaşatmaktır.”

Burak Öztürk: “Zeytin Benim İçin Bir İş Konusu Değil, Bir Gönül Meselesi”

Hasat şenliğinin duygusal anlarından biri de NİNURTA Genel Müdürü ve RAM Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Burak Öztürk’ün konuşması sırasında yaşandı.

Aslen Çanakkaleli olduğunu ve ailesinin geçmişinin bölgenin zeytincilik kültürüyle iç içe bulunduğunu anlatan Öztürk, gerçekleştirilen yatırımın kendisi için ticari bir faaliyetin ötesinde anlam taşıdığını dile getirdi.

Ailesinin 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı döneminde Bulgaristan’dan göç ederek eski adı Aktepe olan Mecidiye köyüne yerleştiğini belirten Öztürk, dedelerinin Geyikli’de diktiği zeytin ağaçlarının bugün hâlâ ürün verdiğini anlattı.

“Ben bugün burada yalnızca bir hasadı değil, bir mirası kutluyorum. Zeytin benim için bir iş konusu değil; bir gönül meselesi.”

Öztürk, çocukluğundan itibaren tanıklık ettiği zeytin üretiminin bölge insanının yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

“Toprak Bizimdi, Emek Bizimdi Ama Katma Değer Başka Ülkelerde Kalıyordu”

Burak Öztürk, konuşmasında Türkiye’nin zeytinyağı sektöründe uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu markalaşma ve katma değer sorununa da dikkat çekti.

Kuzey Ege’nin yüksek kaliteli zeytin üretme kapasitesine rağmen ürünlerin önemli bir bölümünün geçmişte dökme yağ olarak pazarlanmasını eleştiren Öztürk, bu durumun yerel üreticilerin uluslararası marka değerinden yeterince yararlanamamasına neden olduğunu savundu.

Öztürk, bu konudaki değerlendirmesini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu bölge dünyanın en iyi zeytinlerinden bazılarını yetiştirdi; ama üreticimiz emeğini dökme yağ olarak sattı ve o yağ başka ülkelerin şişelerinde dünya raflarına çıktı.”

Bu tabloyu değiştirmeyi hedeflediklerini belirten Öztürk, NİNURTA’nın kuruluş felsefesini ise şöyle anlattı:

“Ninurta benim için tam da bu yüzden bir şirketten fazlası. Bu haksızlığa verilmiş bir cevap; bir anlamda bu topraklara karşı üstlendiğimiz bir sosyal sorumluluk.”

Öztürk, Çanakkale’de üretilen zeytinyağının kendi kimliği, markası ve coğrafi kökeniyle uluslararası tüketicilere ulaştırılmasının bölge ekonomisine daha fazla değer kazandıracağını vurguladı.

“Dünyanın En Çok Ödül Alan 100 Zeytinyağından Altısı NİNURTA İmzası Taşıyor”

NİNURTA’nın uluslararası yarışmalardaki başarısını değerlendiren Burak Öztürk, EVOO World Ranking sıralamasında dokuzunculuktan altıncılığa yükseldiklerini belirtti.

Öztürk, şirketin 2025 yılında 12 uluslararası yarışmada 82 ödül kazandığını hatırlatarak, dünyanın en çok ödül alan 100 zeytinyağı arasında altı NİNURTA ürününün bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin 2025 yılında uluslararası yarışmalarda 822 ödül kazandığını belirten Öztürk, NİNURTA’nın 82 ödülle bu toplamın yaklaşık onda birini elde ettiğini ifade etti.

Öztürk, başarının arkasındaki ekip çalışmasına da dikkat çekerek, zeytinyağı kalitesinin geliştirilmesinde önemli katkıları bulunduğunu söylediği Birsen Pehlivan’a teşekkür etti.

Ödüllerin yalnızca bir şirketin değil, Bayramiç, Ayvalık ve Geyikli çevresinin doğal koşullarının ve üretim kültürünün başarısı olduğunu vurguladı.

“Paris’te, Londra’da, New York’ta Çanakkale’nin Adı Dünya Sofralarına Taşınacak”

Burak Öztürk, NİNURTA’nın uluslararası pazarlardaki gelecek hedeflerine ilişkin açıklamalarında, Çanakkale zeytinyağının dünyanın seçkin restoranlarında yer almasını amaçladıklarını söyledi.

Markalaşmanın yalnızca ihracat gelirlerini artırmakla sınırlı olmadığını belirten Öztürk, nitelikli üretimin istihdam, gastronomi ve tarım turizmine de katkı sunabileceğini ifade etti.

Öztürk, hedeflerini şu sözlerle anlattı:

“Hedefimiz çok net: Ninurta’yı dünyanın en seçkin restoranlarının masalarına taşımak. Paris’te, Londra’da, New York’ta, Tokyo’da bir şef tabağa Ninurta’yı gezdirdiğinde, o şişeyle birlikte Çanakkale’nin adı da o masaya oturacak.”

Öztürk, özellikle gençlerin ve kadınların kendi bölgelerinde istihdam olanaklarına kavuşmasının önemine işaret ederek, katma değerli tarımsal üretimin kırsal kalkınmayı destekleyebileceğini belirtti.

Gastronomi Dünyası Alemşah’ta Buluştu: 15 Yarışmacı NİNURTA Zeytinyağıyla Hünerlerini Sergiledi

Hasat şenliğinin en renkli bölümlerinden biri, ünlü şef Maria Ekmekçioğlu’nun sunumuyla gerçekleştirilen “Topraktan Masaya” temalı gastronomi etkinliği oldu.

Zeytinyağının yalnızca bir tarımsal ürün değil, aynı zamanda Akdeniz ve Ege mutfak kültürünün temel unsurlarından biri olduğunun vurgulandığı organizasyonda, katılımcılar özgün tariflerini jüri karşısına çıkardı.

Yemek yarışmasına katılan 15 yarışmacı, NİNURTA zeytinyağını kullanarak hazırladıkları yemeklerle gastronomi alanındaki becerilerini sergiledi.

Yarışmanın jüri üyeleri arasında Milliyet gazetesi yazarı Zeynep Kakınç, şef Maria Ekmekçioğlu ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Dr. Erhan Babaç yer aldı.

Hazırlanan yemekler, lezzet ve sunum gibi gastronomik özellikleri bakımından değerlendirmeye sunuldu.

Mutfak Dostları Derneği üyelerinin de katıldığı etkinlik, yerel ürünlerin çağdaş mutfak uygulamalarıyla buluşmasına olanak sağladı.

Şef Maria Ekmekçioğlu ile “Topraktan Masaya” Gastronomi Yolculuğu

Şef Maria Ekmekçioğlu’nun sunumuyla gerçekleştirilen gastronomi buluşmasında, kaliteli zeytinyağının yemeklerin lezzet profiline katkısı ve farklı mutfak tekniklerinde kullanımı ön plana çıktı.

Kuzey Ege’nin zeytinyağı kültürünü gastronomi dünyasıyla buluşturan etkinlik, Çanakkale’nin yalnızca tarih ve doğa turizmiyle değil, yöresel ürünleri ve mutfak zenginliğiyle de öne çıkabileceğini gösterdi.

Etkinlikte özellikle zeytinyağının üretildiği coğrafyanın, zeytin çeşidinin ve üretim yönteminin ürünün duyusal özellikleri üzerindeki etkisine dikkat çekildi.

Bu tür organizasyonların, yerel üreticiler ile gastronomi profesyonelleri arasında yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.

Zeytinyağı Tadımında Kalitenin Sırları Anlatıldı

Şenlik kapsamında düzenlenen zeytinyağı tadım etkinliği de katılımcılardan ilgi gördü.

Zeytinyağı uzmanı Birsen Can tarafından gerçekleştirilen tadımda, kaliteli zeytinyağının ayırt edici özellikleri ve farklı aroma profilleri hakkında bilgiler paylaşıldı.

Katılımcılara zeytinyağının duyusal değerlendirmesinde kullanılan temel kriterler anlatılırken, meyvemsilik, acılık ve yakıcılık gibi özelliklerin zeytinyağı kalitesiyle ilişkisi ele alındı.

Zeytinyağının yalnızca fiyat veya ambalaj üzerinden değil, üretim yöntemi, tazelik, saklama koşulları ve duyusal özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kalp ve Damar Sağlığında Zeytinyağının Önemi Ele Alındı

NİNURTA Hasat Şenliği, gastronominin yanı sıra sağlıklı yaşam konusunda da bilgilendirici bir programa ev sahipliği yaptı.

Amerikan Hastanesi’nde görev yapan Kalp ve Damar Cerrahı Dr. Vedat Sayer, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada beslenme alışkanlıklarının kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkilerine değindi.

Dr. Sayer, zeytinyağının dengeli ve sağlıklı beslenme düzeni içerisindeki yeri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan zeytinyağının, uygun miktarlarda ve dengeli bir beslenme programının parçası olarak tüketilmesinin önemine dikkat çekildi.

Böylece hasat şenliğinde zeytin üretiminin ekonomik ve kültürel boyutlarının yanı sıra beslenme ve sağlıkla ilişkisi de gündeme taşındı.

Çanakkale’de 800 Dönümlük Alanda Modern Zeytincilik Hamlesi

NİNURTA, Çanakkale’nin Alemşah–Geyikli bölgesinde yaklaşık 800 dönümlük üretim alanında zeytin ve badem yetiştiriciliğini modern tarım teknolojileriyle geliştirmeyi sürdürüyor.

Bir yılı aşkın süre devam eden arazi düzenleme ve altyapı çalışmalarının ardından üretime kazandırılan alan, makineli hasada uygun bahçe yapısıyla dikkat çekiyor.

Şirketin üretim modelinde, geleneksel zeytincilik uygulamalarının yanı sıra mekanizasyon, kontrollü üretim ve kalite odaklı işleme süreçleri önemli yer tutuyor.

Yeni nesil hasat makineleri sayesinde ürünlerin uygun zamanda toplanması, hasat süresinin kısaltılması ve iş gücünün daha etkin kullanılması hedefleniyor.

Bahçelerin makineli tarıma uygun şekilde planlanması, hasat organizasyonunun daha verimli yönetilmesine katkı sağlıyor.

Erken Hasat ve Hızlı İşleme ile Uluslararası Kalite Hedefi

NİNURTA’nın uluslararası yarışmalarda elde ettiği başarıların arkasında erken hasat, hızlı işleme ve üretim süreçlerinin kontrollü şekilde yürütülmesi bulunuyor.

Zeytinyağı üretiminde hasat zamanının doğru belirlenmesi, zeytinlerin toplandıktan sonra uygun koşullarda ve kısa sürede işlenmesi, ürünün duyusal ve kimyasal kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Şirket, bu anlayış doğrultusunda farklı zeytin çeşitlerinden elde ettiği ürünlerde Kuzey Ege’nin karakteristik aroma ve lezzet özelliklerini korumayı amaçlıyor.

Modern üretim altyapısıyla kalite kontrollerinin bir arada uygulanması, markanın uluslararası rekabetteki konumunu güçlendirmeyi hedeflediği temel unsurlar arasında bulunuyor.

Sürdürülebilir Tarım ve Kaz Dağları’nın Korunması Öncelikler Arasında

NİNURTA yönetimi, Çanakkale’deki tarımsal yatırımın sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda geliştirilmesini temel hedeflerden biri olarak gösteriyor.

Şirketin üretim yaklaşımında doğal kaynakların korunması, verimli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve uzun vadeli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi öne çıkıyor.

Zekeriya Turfanda’nın konuşmasında vurguladığı üzere, zeytin ağaçları büyüme süreçlerinde atmosferden karbondioksit alarak biyokütlelerinde karbon depoluyor.

Bununla birlikte tarımsal üretimin gerçek çevresel etkisinin değerlendirilmesinde su tüketimi, toprak yönetimi, enerji kullanımı ve arazi değişimi gibi unsurların da dikkate alınması gerekiyor.

NİNURTA, Kaz Dağları çevresinin doğal değerlerini gözeterek sürdürülebilir ve yüksek kaliteli üretimi geliştirmeyi hedefliyor.

Çanakkale Zeytinyağında Yeni Hedef: Markalaşma, İhracat ve Katma Değerli Üretim

Kuzey Ege’nin önemli zeytincilik merkezlerinden biri olan Çanakkale, sahip olduğu iklim koşulları, zeytin çeşitliliği ve üretim kültürüyle Türkiye’nin zeytinyağı sektöründe önemli bir potansiyele sahip.

NİNURTA’nın uluslararası yarışmalarda elde ettiği dereceler, bölgenin nitelikli zeytinyağı üretiminde marka değerini artırma hedefi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Sektörde katma değerli üretimin geliştirilmesi, zeytinyağının yalnızca dökme ürün olarak değil, markalı ve yüksek kaliteli bir gıda ürünü olarak uluslararası pazarlarda değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.

NİNURTA yönetimi, bu doğrultuda Çanakkale zeytinyağının dünya gastronomisinde daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyor.

Markalaşma ve ihracat olanaklarının geliştirilmesinin, üreticilerin gelirlerinin artırılmasına, kırsal istihdamın desteklenmesine ve bölgesel ekonominin çeşitlendirilmesine katkı sunabileceği değerlendiriliyor.

Zeytincilikten Gastronomi Turizmine: Kuzey Ege İçin Yeni Fırsatlar

Alemşah’ta düzenlenen hasat şenliği, Çanakkale’nin tarım ve gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli de gündeme taşıdı.

Zeytin hasadının ziyaretçilerle buluşturulması, üretim süreçlerinin tanıtılması, zeytinyağı tadımları ve yerel mutfak etkinlikleri, bölgenin turizm çeşitliliğini artırabilecek faaliyetler arasında yer alıyor.

Özellikle Ezine, Geyikli, Bayramiç ve çevresindeki tarımsal üretim alanları, Kuzey Ege’nin doğal ve kültürel mirasını gastronomi deneyimleriyle birleştirebilecek önemli bir coğrafi bütünlük oluşturuyor.

Hasat turizmi ve gastronomi etkinliklerinin geliştirilmesiyle kırsal bölgelerde ekonomik hareketliliğin artırılması, yerel ürünlerin tanıtılması ve üreticilerin doğrudan tüketiciyle buluşması mümkün olabilecek.

Alemşah’tan Dünya Sofralarına Uzanan Bir Başarı Hikâyesi

NİNURTA’nın 10 Ekim’de gerçekleştirdiği hasat şenliği, zeytinin etrafında şekillenen üretim kültürünün farklı kesimleri nasıl bir araya getirebildiğini ortaya koydu.

Yerel yöneticilerden akademisyenlere, iş dünyasından üreticilere, gastronomi temsilcilerinden bölge halkına kadar geniş bir katılımla gerçekleştirilen etkinlik, Çanakkale’nin tarımsal potansiyeline dikkat çekti.

Yaklaşık 800 dönümlük üretim alanı, 100 bine yakın zeytin ağacı, modern hasat teknolojileri ve uluslararası yarışmalarda kazanılan 150’yi aşkın ödülle NİNURTA, Kuzey Ege’nin zeytinyağı alanındaki marka değerini güçlendirmeyi amaçlıyor.

EVOO World Ranking 2025 sıralamasında elde edilen dünya altıncılığı ise şirketin kalite odaklı üretim yaklaşımının uluslararası yarışmalardaki karşılığını ortaya koyuyor.

Alemşah köyünde gerçekleştirilen buluşma, zeytinyağının yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; aynı zamanda üretimin, kültürün, gastronominin, sağlıklı beslenmenin ve kırsal kalkınmanın önemli unsurlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi.

NİNURTA, Çanakkale’nin bereketli topraklarından dünya sofralarına uzanan yolculuğunda, Kuzey Ege’nin zeytin kültürünü uluslararası kalite anlayışıyla buluşturarak Türk zeytinyağının küresel pazardaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.

Tam sayfayı görüntüle